Stefan Cooke wins the H&M Design Award 2018

H&M 2018 Tasarım Ödülü'nü Stefan Cooke kazandı

Erkeklerin gündelik gardırobunu derinlemesine araştıran ve bu giysileri elastik veya plastik zincirli zırh dokumalarla yeniden üreten Central Saint Martins mezunu, 2018 Tasarım Ödülü'nün sahibi olmaya hak kazandı.

Central Saint Martins'ten Yüksek Lisans derecesine sahip 25 yaşındaki Stefan Cooke H&M'nin 2018 yılı Tasarım Ödülü'nü kazandığında, bunu kutlamak için ne yapacağını iyi biliyordu. Anonstan hemen sonra "Keyifli, uzun bir banyo yapacağım ve biraz rahatlayacağım!" derken gülümsüyordu. "Oldukça yoğun günler geçirdim; geniş kitlelerin büyük saygı duyduğu insanların önüne çıkmak her zaman sinir bozucu, ama aynı zamanda inanılmaz derecede harikadır." 

Dünyanın dört bir yanındaki 17 moda okulundan 42 farklı ülke vatandaşı 550 yarışmacı ile başlayan H&M 2018 Tasarım Ödülü'nde zamanla son derece yetenekli sekiz finalist kaldı. Ve zorlu bir karar sürecinin ardından, H&M Kreatif Danışmanı ve jüri üyesi Ann-Sofie Johansson, 30 Kasım akşamı bir salon dolusu uluslararası basın mensubuna, yarışmayı kazananın Stefan olduğunu ilan etti.


Jüri özellikle -yöntem, görünüm, malzeme ve hayal gücü açılarından- Stefan'ın yenilikçi fikirlerine hayran kaldı. Erkek giyiminin jeans, pamuklu pantolon ya da V-yaka kazak gibi temel parçaları tek tek fotoğraflanmış, dijital olarak işlenmiş ve ardından sentetik materyaller üzerine basılmıştı. Elastik şeritler birlikte dokunarak ceketler ve paltolar yaratılıyor, plastik malzeme ile zincirli zırha benzer kazaklar yapılıyor ve kırpılmış polyester veya akrilik şeritlerden uzun kollu üst parçalar dokunuyordu. Elastik malzeme ve kapalı dikiş birlikte kullanılarak yapılmış, bandaj gibi sımsıkı pantolonlar da vardı. Sonuç, gündelik giysilerin zekice tahrip edilmesiydi.

Moda gazetecisi, yazar, eleştirmen ve AnOther dergisinin editörü Alex Fury bu konuda "Sanırım Stefan'ın yaptığı işte biraz Britanyalılık da var. Burada ciddi boyutta titiz bir ustalıkla birleşmiş muazzam bir ince zeka var ve insanların bunu İngiliz modasının gerçek özelliği olarak gördüğünü düşünüyorum. Stefan elastik parçaları yaratma şeklinden bahsederken, bunları örerek giyside dokuyacağı gerekli son görüntüye ulaşmak için her şeride dört kez baskı yaptığını belirtiyor. Bu parçaların her biri çok miktarda işçilik gerektiriyor, ama sonuçta son derece basit, görsel olarak sindirilmesi son derece kolay ve -çoğu için- giyilmesi son derece rahat parçalar ortaya çıkıyor. Ve bunlar gerçekten Britanyalı olmanın (diğer bir deyişle yapılması inanılmaz karmaşık, ancak giyilmesi son derece kolay şeylerin) alametifarikası!"  diyor.

Bu yıl jüride Ann-Sofie Johansson ve Alex Fury'nin yanı sıra Veronika Heilbrunner (stilist ve çevrimiçi Hey Woman dergisinin kurucusu), Luke Day (GQ Style'ın editörü), Michal Pudelka (fotoğrafçı), Sarah Richardson (moda stilisti ve danışmanı), Richard Quinn (tasarımcı ve H&M 2017 Tasarım Ödülü'nün sahibi), Floriane de Saint Pierre ( Floriane de Saint-Pierre et Associés Başkanı) ve Margareta van den Bosch (H&M'nin Kreatif Danışmanı) da yer alıyordu.

Bunlar aslında fiilen giyilebilir parçalar: bunların içinde hareket edebilir, hatta etrafta koşuşturabilirsiniz, hem de herhangi bir kısıtlama olmadan.


STEFAN COOKE
 

West Sussex'li olsa da şu sıralar Londra'da yaşayan Stefan, ödülle birlikte 25.000 Avro para ve becerilerine ve deneyimine en uygun tasarım ekibiyle yan yana çalışmak üzere, H&M'nin Stockholm'daki genel merkezinde altı aylık bir staj kazandı. Dilerse staj hakkını 25.000 Avro para ödülü ile değiş tokuş ederek, toplamda 50.000 Avro'ya da çıkabilir. H&M Magazine, gerçekten hak edilmiş iyi bir banyoyu en az bir saat daha ertelemek pahasına, taze galibimizi yakalayarak onunla yüz yüze bir söyleşi gerçekleştirdi.

BİZE ÖDÜL KAZANAN KOLEKSİYONUNUZDAN BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ?
"Koleksiyon bir bir erkek gardırobunun temel parçalarını hedefliyordu; ancak tamamen yeni, bambaşka bir açıdan. Erkeklerin çoğu giysi seçiminde pek de maceracı davranmaz. Aslında ben de öyleyim, hani o 'jeans ve süveter' tarzı erkeklerdenim, ancak bu tarzın içerdiği ana unsurları yepyeni bir bakışla nasıl sürdürebileceğimi araştırmaya başladım. Ben bir tekstil öğrencisi olduğumdan, bu giysileri ifade etmenin yenilikçi yollarını bulmaya çalışıyordum, böylece giysileri fotoğraflamaya ve bu tür bir görünüm elde etmek için oları diğer kumaşların üzerine yerleştirmeye başladım. Sonra elastik dokulara rastladım... Hervé Léger gibi markaları düşünün: vücudu yüceltirler, muhteşemdirler ve 'herkese uygun tek kalıp' tarzındadırlar. Esnek dokularla çalışmaya bayılıyorum (küçük küçük kesilmiş malzemeler de inanılmaz oranlara esneyebiliyorlar) çünkü içinde o kadar çok açı barındırıyor ki."

SİZİ MODA ALANINDA EĞİTİM GÖRMEYE İTEN İLK UNSUR NEYDİ?
"Çocukluğumda, gençliğimde ben her zaman sanata aşıktım. Annem-babam beni hep galerilere, müzelere, etkinliklere götürürdü. Doğrusu pek akademik değildim, ancak elime bir kalem ya da fırça aldığımda dilediğim şeyi gerçekten ifade edebileceğimi her zaman hissettim. Kısacası, bir 'öz' hep vardı. Ve Londra'ya taşındığımdan beri çevremdeki insanlar, yaptığım şeyler üzerinde gerçekten etkili oldular. Mesela erkek arkadaşım; inanılmazdır. Kendisi resmen bir moda ansiklopedisi ve her ikimiz de modaya delicesine tutkuluyuz. Modadan herkes yararlanıyor ve herkes kendisini onunla ifade ediyor. Klişe bir söz olabilir ama, moda muhteşem bir şeydir." 


BİZE MODA İLE İLGİLİ EN ESKİ ANINIZI ANLATIN.
"13 ya da 14 yaşındayken babamın paltosunu çaldığımı hatırlıyorum; o müflonlu paltoyu çok seviyordum. Arkadaşlarımla dışarı çıktığımı ve bu paltoyu üzerime geçirdiğimde kendimi dünyadaki en havalı kişi gibi hissettiğimi de hatırlıyorum. Ama elbette ki değildim, çünkü üzerimdeki babamın paltosuydu (gülüşmeler). Çok komik, bu koleksiyonun özü de bu aslında: nostaljik parçalar. Onu üzerime geçirmeyi, çok iyi bir palto olduğu için değil, babamın paltosu olduğu için istiyordum. Onunla aramda bir bağlantı vardı ve bu bağlantıyı bu koleksiyonda da korumak istedim. Daha eski anılarım da var elbette, ama onlar gerçekten utanç verici şeyler!"

JÜRİYLE KONUŞURKEN, KREATİF OLMAKLA TİCARİ OLMAYI DENGELEMEK KONUSUNA HİÇ DEĞİNİLDİ Mİ?
"Elbette ama bu giysilerde muhteşem olan unsurun, içinde zaten ticari bir yön barındırması olduğuna inanıyordum ve jüri de bunu hemen kavradı. Çünkü nihayetinde, bunlar aslında fiilen giyilebilir parçalar: bunların içinde hareket edebilir, hatta etrafta koşuşturabilirsiniz, hem de herhangi bir kısıtlama olmadan. Ve bunun için gerçekten cesur bir stil tercihi yapmanız da gerekmiyor. Bir kot pantolon istiyorsunuz; elastik bir dokuya sahip olsa da o yine bir kot pantolondur. Ticari amaçlar ve bir sonraki sezon açısından o kadar büyük bir yaşama yeteneği sergiliyor ki, bu konu üzerinde kesinlikle biraz çalışmak istiyorum. Örneğin Paris'e gitmek istiyorum, bir indirimli satış etkinliği gerçekleştirmek istiyorum, bunu gerçekten büyüyen, sürdürülebilir bir iş haline getirmek istiyorum."

O ZAMAN KENDİNİZİ BEŞ YIL SONRA NEREDE GÖRÜYORSUNUZ? YA DA ON YIL?
"Umarım bahçeli bir evde! Doğrusu şahane olurdu (gülüşmeler)! Ve umarım yapmaya bayıldığım bu işimi hâlâ yapıyor olurum. Doğrusu birkaç hafta önce bu saatte bu pozisyonda olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi, bu nedenle ileride neler olacağını asla bilemezsiniz. Asıl heyecan verici olan da bu zaten, çünkü hiç kimse bilmiyor..."



STEFAN COOKE - EN SEVDİKLERİ

TASARIMCI... "Rei Kawakubo / Comme des Garçons, Jun Takahashi / Undercover ve Junya Watanabe."

MODEL... "Lindsey Wixson, çünkü onun da dişleri benimkiler gibi ayrık!"

ŞEHİR... "Kesinlikle Londra ve henüz hiç gitmemiş olsam da Japonya, sanırım oradaki tercihim de Tokyo olurdu."

KİTAP... "Ben Stephen King'in kitaplarını okumayı çok severim. Korkunçtur, ama gerçekten iyidir! Aslında korkmaktan nefret ederim, korku ile başa çıkamam, ama okumaya bayılıyorum işte!"

MÜZİK... "Erkek arkadaşımın seçtiği her şeyi dinlerim ve o da büyük bir olasılıkla Aphex Twin benzeri şeyler olur."

YEMEK... "İyi bir ramen (Japon eriştesi) yemek gibisi yoktur."

RAHATLAMA YOLU... "İyi bir banyo ve doğada yürüyüşe çıkmak. Bir de ailemle bir arada olmak; buna bayılırım."

Yayına geri dön
Sayfanın başına geri dön