Zara Larsson ile turne yollarında

Genç, dik kafalı İsveçli pop yıldızı bize onu sinirlendiren şeyleri, kendisini neden bir kızlar ordusu ile çevrelediğini - ve etrafta dolaşan Justin Bieber dedikodularının içyüzünü anlatıyor...

Washington'daki  9:30 Club'ın hemen girişinde park etmiş gümüş renkli turne otobüsünün tüm perdeleri kapalı. Burası, açılışından bu yana geçen 35 sene içinde dünyanın -Nirvana'dan Adele ve Justin Timberlake'ye kadar- en büyük bazı grup ve sanatçılarını ağırlamış efsanevi bir mekan. Öğleden sonranın ilk saatleri ve bir grup genç hayran dışarıdaki kaldırımda, sırtlarını tuğla duvara yaslamış ve çıplak bacaklarını battaniyelerle örtmüş şekilde oturmuş bekliyor. Otobüsün kapısını çalıyoruz, bir perde açılıyor ve Zara Larsson'un turne müdürü bizi içeri alıyor.

Zara biraz yorgun görünüyor. Kuzey Amerika turnesinin yarısına ulaştı ve şehirdeki çocuk hastanesine yaptığı ziyaretten -geçici evi olarak bilinen- otobüsüne az önce dönmüş. "Bu otobüste hiç uyuyamıyorum." diyor kahverengi deri bir kanepenin üzerine uzanırken, ve ekliyor: "Ama kısa şekerlemelerle gücümü hemen toplamakta oldukça iyiyimdir!"

Bir aydan fazla süredir yollarda ve baştan sona kızlardan oluşan ekibiyle birlikte tüm kıtayı dolaşıyor. Dik kafalı sanatçı deyim yerindeyse tam bir feminist ve etrafında güçlü kadınların olmasına bayılıyor.

"Doğrusu, bu turda yalnızca kadınların olmasına dair bir planımız ya da benim özel bir isteğim yoktu; böyle oluverdi işte. Birlikte çalıştığım insanların çoğu kadın ve ben bu konuda kendimi oldukça rahat hissediyorum, ama erkeklerle birlikte çalışma konusunda da herhangi bir sorunum yok." diyor.

Birkaç yıl önce idol sanatçılarımı görmek için konserlerin dışında bekliyordum.


ZARA LARSSON
 

Bu onun İngiliz elektronik grubu Clean Bandit ile birlikte çıktığı küçük ve kısa bir turne.

Zara için bu daha başlangıç ve müziğe yönelik hedefleri ve hırsları konusunda oldukça konuşkan.

"Dünyanın en iyi dansçıları benimle birlikte ve onlarla birlikte takılmaya bayılıyorum; bu nedenle burada kendimi hiç yalnız hissetmiyorum. Ailemi ve yakın arkadaşlarımı elbette özlüyorum, ancak işimi aşkla yapıyorum ve turnede olmak da sanıldığı kadar zor değil, her şey düzenli ve rutin şekilde işliyor."

Pop star gözlerini ovuşturarak uykuyu uzaklaştırıyor ve dışarı çıkarak, kendisini bekleyen genç hayranlarının coşkusuna katılmak için asfaltta yürümeye başlıyor. Onlara sarılıyor, onlarla birlikte fotoğraf çektiriyor ve daha sonra okuyacağına söz verdiği el yazısı bir mektubu kabul ediyor. "Tüm mektuplarımı mutlaka okurum! Bir adres içeriyorsa, bizzat imzaladığım bir resmimi ya da albümümü göndermeye çalışırım." Genç hayranlarına tatlı sözler söylüyor ve şu an burada olmalarının kendisi için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.

"Oldukça sürreal." diyor birlikte mekana girerken. Bir elinde Nicki Minaj, Rihanna ve elbette Beyoncé'nin resimleriyle kaplı telefonunu tutarken "Daha birkaç yıl önce kendi idollerimi görebilmek için konser çıkışlarında bekliyordum, ve şimdi insanlar tıpkı benim diğer grupları ya da sanatçıları beğendiğim gibi, beni beğeniyorlar." diyor.


Zara Larsson'un uluslararası üne kavuşması bir gecede gerçekleşmedi, ancak genç bir İsveçli pop şarkıcısından global bir yıldıza dönüşme süreci kesinlikle hızlı geçti. Müziği internette iki milyar defanın üzerinde tıklandı ve nerede yaşarsanız yaşayın, onun  Lush Life, Never Forget You, I Would Like  ya da  Ain’t My Fault  gibi muhteşem hitlerinden birini (veya hepsini) duymamış olmanız neredeyse imkansız. Son yıllardaki tüm başarısına ve şu anda süperstarlığın sınırında bir şarkıcı olmasına rağmen, yollardaki hayatı beklenin aksine görkemli olmaktan son derece uzak. Özel kuaförü yok, özel makyajcısı yok ve bir ranzada uyuyor.

ULUSLARARASI TANITIM PLANLARININ HEDEFİ NEDİR?
Gülümseyerek "Süper ünlü olmak." diyor ve ekliyor: "Hayır, aslında istediğim şey mümkün olduğunca çok sayıda insanın şarkılarımı dinlemesi, konserlerime gelerek beni izlemesi ve albümümün her yerde çalması; ve eğer müziğim bu kadar geniş bir dinleyici kitlesine ulaşırsa, bir stadyum turnesi yaparak bir sürü Grammys ödülü kazanmak ve Billboard'larda bir numara olmak istiyorum."

BİR VEYA İKİ YIL İÇİNDE AMERİKA'YA GERİ GELİRSENİZ, STADYUMLARDA KONSERLER VERECEK MİSİNİZ?
"Hayır sanmıyorum, daha çok erken. Ama belki üç veya dört yıl içinde, kim bilir?

En büyük yatırımım büyükanneme bir ev satın almak oldu. Bunu gerçekten hak ediyordu.


ZARA LARSSON
 

PEKİ YA PLANLARINIZ GERÇEKLEŞMEZSE?
"Bunu gerçekten çok istiyorum ve büyük düşler kurmayı seviyorum. Ancak naif bir insan değilimdir ve işlerin her zaman aklımdaki gibi yürümeyebileceğini de bilirim. Her ne olursa olsun, şarkı söylemekten asla vazgeçmeyeceğim; bunu ömrümün sonuna dek yapacağımdan eminim. Etrafımda doğru insanlar olduğu, yaptığım işten keyif aldığım ve çok çalıştığım takdirde başarılı olacağımı biliyorum."

Kulüpteki soyunma odasına giriyor, makyajını düzeltiyor ve H&M koleksiyonundan seçtiği bol bir kapüşonlu pembe montu üzerine geçiriyor. Soyunma odasından çıkarken, bir yandan da annesiyle Facetime'da konuşuyor.

Annesinin son Twitter tartışması konusunda "Tüm dünyayla savaşmayı mı tercih ediyorsun?" dediğini duyuyoruz. Sonra sohbetlerinin konusu Zara'nın bu yaz mezun olacağı liseye kayıyor. Zara oldukça serinkanlı bir kız, başkalarının kendisi hakkında düşündüklerinden pek etkilenmiş görünmüyor ve herhangi bir kişiyle uzun süreli bir Twitter kavgasını başlatmak isteyecek bir kişiye de benzemiyor; tek istediği insanların onun nerede durduğunu anlaması, ve bu konuda düşündüklerini dile getirmekten de korkmuyor.

Zara ailesiyle sıkı bağlara sahip ve kazandığı para miktarını paylaşmayı anlamsız bulmasına rağmen, yeri geldiğinde yakınları için harcama yapmaktan çekinmiyor.

"Parayı nereye harcayabilirim ki?" diye soruyor ve ekliyor: "Hâlâ Stockholm'de ailemle birlikte yaşıyorum ve bu otobüste olmak da hiç pahalı değil! Tamam, taksiye çok binerim ve kendime pahalı çantalar, ayakkabılar ve aksesuarlar satın almaktan hoşlanırım. Gerçekten istediğim bir şey gördüğümde anneme söylerim ve o da bana para gönderir. Finans işlerimle o ilgilenir. Ama en büyük yatırımım büyükanneme bir ev satın almak oldu. O bunu gerçekten hak ediyordu ve ben de elbette bunu bir para israfı değil, yatırım olarak görüyorum. Paramı daha çok bu tür şeyler, sevdiğim insanlar için harcamayı seviyorum."

Washington'un hip U Street semtinin sokaklarında dolaşırken, Zara Larsson'un hafife alınamayacak bir güç olduğu aşikar. Gittiği her yerde başlar ona doğru dönüyor, trafik duruyor ve yabancılar onunla bir-iki çift laf edebilmek için sıraya giriyor.


Otobüse dönersek, Zara'nın dansçıları Amerika'nın başkentindeki keyifli bir gezintiden geri gelmişler. Birbirlerine Beyaz Saray'ın, Lincoln Anıtı'nın ve diğer önemli tarihi ve turistik yerlerin önünde çektikleri fotoğraflarını gösteriyorlar. Zara tüm ay boyunca Amerika'yı bir uçtan diğer uca geziyor olmasına rağmen henüz pek bir yer görmemiş. Otobüste perdeler çoğu zaman kapalı ve bir şehirde durduklarında genellikle ya yapılacak bir söyleşi ya da gerçekleştirilecek bir televizyon programı veya konser oluyor.

"Amerika gözlerimin önünden hızla geçip gidiyor ve ben onu çok az görebiliyorum. Başkentte ilk kez bulunuyorum ve Beyaz Saray'ı hâlâ göremedim. Bir daha geleceğim ve o zaman bunların hepsini tek tek ziyaret edeceğim."

Ne kendisi ne de dansçıları 21 yaşına henüz varmadığından barlara ya da kulüplere gidemiyorlar ve Zara hâlâ Stockholm'da yaşadığından ünlülerden oluşan ve birlikte partiler yapacağı Hollywood takımını henüz kuramamış. Zaten şu anda en çok önem verdikleri şey gösterileri; her iki günde bir yeni bir şehirde konserleri var. Partilere takılsa, performanslarının her birinde başarı sergilemesi imkansız olurdu.

GENÇ YA DA FANATİK ERKEK HAYRANLARINIZ VAR MI?
"Ha ha, henüz değil! Ama yok, şu anda böyle iyiyim!"

ŞU ANDA BİR ERKEK ARKADAŞINIZ VAR MI?
"Yok, şu anda süper bir bekarım. Ya da şöyle söyleyelim, daha iyi: Şu anda tek bir kişiyle çıkmıyorum."

O ZAMAN TEK GECELİK İLİŞKİLER YAŞIYORSUNUZ?
"Hayır, onu da yapmıyorum..."

PEKALA, RAYA (ÜNLÜLERİN TEK GECELİK İLİŞKİLERİ) HAKKINDA DÜŞÜNCENİZ NEDİR?
"Tanrım, hayır! Bunu asla yapmam! Bu düşünce yapısı bana hiç uymuyor. Arkasındaki fikirden hoşlanmıyorum, bu daha çok "Hey, biz popüler ve hoş insanlarız, bizimle bir gece çıkmak ister misin?" fikri. Şu anda bir ilişki gerçekten benim önceliklerim arasında değil. Birisiyle tanışırsam tanışırım, ama aktif biçimde bir arayış içinde değilim." 

PEKİ JUSTIN BIEBER HAKKINDAKİ DEDİKODULARA NE DİYORSUNUZ?
Gülüyor ve "Keşke!" diyor: "Kesinlikle asılsız dedikodular, ama bir daha karşılaşırsak onunla sohbet etmeyi isterdim doğrusu. Kendisiyle yalnızca bir kez bir restoranda karşılaştım ve selamlaştık, ama kesinlikle bundan fazlası olmadı." diyor ve ekliyor: "Ünlü insanların etrafındaki söylenceler gerçekten çok tuhaf, çünkü onlarla tanıştığında onların da hepimiz gibi sıradan insanlar olduklarını anlıyorsun. Yalnız bu konuda benim gerçek süperstarım Beyoncé'yi dışarıda tutmak isterim."


Zara ve dansçıları sahne aldığında akşam karanlığı çökmüştü. Mekandaki tüm biletler satılmıştı ve son derece coşkulu bir kalabalık vardı. Sahnede hit parçalarını birbiri ardına sıralayan Zara'ya gençler ve yaşlılardan oluşan karma bir koro eşlik ediyordu. İzleyiciler arasındaki genç bir çifte Clean Bandit'i mi, Zara Larsson'u mu izlemeye geldiklerini sorduğumda muazzam bir canlılıkla "Zara!" yanıtını aldım.

"Muhteşem bir yıldız!" dediler.

Zara her hareketinde, şarkı sözünde ve müzik notasında harikalar yaratırken, izleyicilerinin dans etme ve şarkı söyleme açlıklarını da doyuruyor. Kesinlikle muhteşem! Güçlü özgüveni tüm gösteri boyunca, ama özellikle bir bölümün final şarkısını söylerken izleyicilerle iletişim kurduğunda pırıl pırıl parlıyor.

Çılgın kalabalığa "Benim yanlışım nerede, biliyor musunuz?" diye haykırıyor. Kendi sorusunu yanıtlamadan önce duruyor ve birkaç saniye bekliyor: "Hiçbir yerde!"                                                                                      

İzleyiciler 2016 yılının hit şarkısı  Nothing Without You 'yu söyledikten ve Clean Bandit'i karşılayarak sahneden ayrıldıktan sonra bile onu bırakmak istemiyorlar.

Uzayda geniş bir yer kaplamak benim için son derece doğal bir şey ve yeteneğim özgüvenimi besliyor.


ZARA LARSSON
 

Zara, gösterinin ardından otobüsüne doğru yönelmeden önce sahneye konuk sanatçı grubu Clean Bandit'i çağırıyor. Vakit neredeyse geceyarısı ve sabah 08.00'de bir haber programında performansını sergileyeceği New York'a doğru altı saatlik bir yolculuk onları bekliyor. Zara yatmaya hazırlanırken -genellikle bir soruya bir espri, mimik ya da teatral bir reaksiyonla yanıt vererek- dansçılarıyla şakalaşıyor.

ÖZGÜVENİNİZ OLDUKÇA YÜKSEK.
"Evet, öyledir ve her zaman da öyleydi. Uzayda geniş bir yer kaplamak benim için son derece doğal bir şey ve yeteneğim, yaptığım her işte iyi olduğuma dair özgüvenimi besliyor. Şarkı söylemeyi her zaman çok sevdim ve bundan gerçekten çok mutluyum. Bunu yapabilmek bana gerçekten mutluluk veriyor." diyor otobüsün yanında insanlara el sallarken.

ÖZGÜVENİNİZ NE ZAMAN BOZULUR?

Bir an duraklıyor ve düşünüyor.

"Televizyonda söyleşi yaparken, çünkü buna pek alışkın değilim. Ama yeni şarkılarımı yayınlarken özellikle sinirli olurum, insanların ondan hoşlanacağından ya da onu dinleyeceğinden hiçbir zaman tamamen emin olamam, aslında bu çok ürkütücü bir şey. Yine de sonuçta çok da büyük bir fark yaratmaz, çünkü yaptığım işle gurur duyuyorum ve dünyada en çok sevdiğim şeyi yapıyorum."

DÜŞLERİNİZ GERÇEK OLDU MU?
"Hem de nasıl!"

Zara makyajını temizliyor, dişlerini fırçalıyor ve iyi geceler dileyerek otobüste ranzasının bulunduğu bölümün kapısını kapatıyor.

 

Zara Larsson >< H&M koleksiyonu 18 Mayıs'ta belirli mağazalarda ve internette satışa sunuluyor.

SHOP THE STORY
Yayına geri dön
Sayfanın başına geri dön